17 Mart 2008 Pazartesi hiçbiyerde... zamansız yaşadıkve zamansızlığı bir eve hapsettikhiçbir yerin yokuşlu yolundan gelirken camdan sızan renkli ekran ve sarı sıcak bir ışık beklerdi beni...
"yaşam bir çocuktur taşları sürüp oynar. kral olma sırası şimdi çocukta..." herakleitos artık; http://samaraata.blogspot.com/ ...
kendi olmaktan korkan insanların yazıklığını yaşıyorum damarlarımda, ben de ben değilim, bende korkuyorum. benden korkuyorum. kurgulanmış hikayelerde yaşayan ve yazık ki zeki olan insanları farkındalıklarının zavallıklıkları içimi yaktı. sarılmak istedim...
ağlamaya çalışmadan süzülen yaşlar makbuldur yasta. hani boğazdaki düğümün nefesi zorladığı, hani çıkardığınız hırıltıların anlam bulması için debelendiğiniz zaman var yaa ahanda işte o. ahanda işte o zamanlarda niye...
öttü karabüyülü borozan. kapayın kulaklarıızı. sesi duyan kulaklar dünyanın tınısını ard damardan alacaklar. cam kenarında ki fesleğenlere dokunan eller morarmış görüntünün ardına saklayacak kokusunu. karabüyülü borazanı duyan kulaksız... saklama bildiklerini. tüm...
zeynep. nefesi taze bahar gülleri kokmaz bitanemin ama bir kır çiçeği kadar savruk bedeni betonlar arasında fazla da durmaz. hep bir yer bulur yeşil...
karanlıkta kifayesiz kalınca dilin cambazlığı, uykuya geçişte bi kalıyorsun kendine. fazla söze ne hacet; sakladığın kirlilerin en samimi kokusuyla anlat kendini denize böğüre böğüre. deniz hep en içten...
ne zor oldu artık inanmak. o kadar hayal yaşadık ki iyi olanları gerçekliğe bir yalan kaldı. şimdi hayalle gerçek arasında mesudum.
utanmaz sokaklarımız var artık. yalanların seslendirildiği patırtılı. gürültülü sokaklarımız... zaman mı yanlış insanlar mı bilemedim ama ayaküstü onlarca yalan söyleyip sokak palyaçoluğu yapanların iktidar savaşı...